Şükran günlüğü kulağa büyük bir şey gibi geliyor ama aslında çok küçük bir alışkanlık: gün bitmeden, o gün iyi gelen birkaç şeyi yazmak. Uzun cümleler gerekmiyor, güzel yazmak da gerekmiyor. Bir defter ya da telefon, bir de iki dakika yeter.
Bu yazıda nasıl başlayacağını, neler yazabileceğini ve birkaç hafta sonra “hep aynı şeyleri yazıyorum” dediğinde ne yapabileceğini anlatıyoruz.
Neden üç şey?
Üç, kolay bir sayı. Bir tane yazınca iş çabuk biter ama gün biraz yüzeysel kalır. On tane yazmaya kalkınca akşam yorgunluğunda zorlanırsın. Üçüncüyü bulmak için genellikle biraz durup düşünmen gerekir ve o an işin en güzel kısmı oluyor. Gün içinde fark etmeden geçtiğin bir şey aklına geliyor.
Kural da değil bu. Bazı akşamlar bir şey bile çıkmaz, o zaman bir tane yazıp kapatırsın. Önemli olan sayı değil, bakmak.
Ne yazılır? Örneklerle
İlk günlerde insan büyük şeyler arıyor: sağlık, aile, iş. Bunlar elbette önemli ama her akşam yazılınca bir süre sonra anlamını yitiriyor. Küçük ve somut olanlar daha iyi çalışıyor. Şuna bak:
- Sabah çayı
- İlk mesajı atan arkadaşım
- Metroda oturacak yer bulmak
Ya da yağmurlu bir gün:
- Yağmur başlamadan eve varmak
- Annemin gönderdiği mercimek çorbası
- Erken uyuduğum gece
Hiçbiri olağanüstü değil. Ama bir ay sonra dönüp okuduğunda o günleri tek tek hatırlıyorsun. “Ailem” yazmak yerine “annemin gönderdiği mercimek çorbası” yazınca gün geri geliyor.
Birkaç ipucu:
- Kim, ne, nerede? Bir kişiyi yazıyorsan o gün ne yaptığını da ekle. “İş arkadaşım” değil, “iş arkadaşımın küçük bir iyiliği” gibi.
- Beş duyu. Bir koku, bir ses, ışığın bir anı. Sokaktaki erguvan ağacı ya da öğle güneşi gibi.
- Olmayan kötü şey. Bazen minnettarlık bir şeyin ters gitmemesidir: otobüsü kaçırmamak, yağmura yakalanmamak.
- Kendine dair bir şey. Erken yatman, bir işi bitirmen, söylemediğin bir söz. Bunlar da sayılır.
Ne zaman yazmalı?
Çoğu kişi akşamı seçiyor, çünkü gün tamamlanmış oluyor. Yatmadan önce, dişlerini fırçaladıktan sonra, ışığı kapatmadan hemen önce gibi zaten her gün yaptığın bir şeye bağlarsan unutmak zorlaşır.
Sabah yazanlar da var. Onlar dünü yazıyor ya da güne başlarken aklına gelen bir şeyi. İkisi de olur. Sadece hep aynı saatte yazmaya çalış, alışkanlık öyle oturuyor.
Hep aynı şeyleri yazıyorsan
Birkaç hafta sonra listen tekrar etmeye başlayabilir: çay, kedi, arkadaş. Bu bir hata değil. Bazı şeyler gerçekten her gün iyi geliyor. Ama yazmak sıkıcılaşıyorsa küçük bir oyun dene:
- Bugün ilk kez fark ettiğin bir şeyi yaz.
- Bugün biriyle ilgili bir şey yaz ama o kişiyi daha önce listene hiç yazmamış ol.
- Zor geçen bir günün içindeki tek iyi anı yaz.
- Üç maddeden birini tek bir kelimeyle değil, bir cümleyle yaz.
Kötü bir günde zorlama. “Bugün bulamadım” yazmak da dürüsttür. Ertesi gün tekrar bakarsın.
Defter mi, uygulama mı?
Defterin kokusu, kalemin sesi güzel. Ama defter her zaman yanında olmuyor ve geriye dönüp bir ay önceki “sabah çayı”nı bulmak zor. Uygulamada tarih kendiliğinden kalıyor, telefon da zaten cebinde. Seçim tamamen sana kalmış. Önemli olan, yazacağın yerin akşam eline kolayca geçmesi.
Şükran günlüğü sana yetmeyip günü biraz daha anlatmak istersen günlük yazmaya başlama rehberine ya da günlük için soru listesine göz atabilirsin.
Ownmost’ta şükran günlüğü
Ownmost’ta yeni bir yazı açarken Şükran biçimini seçersen karşına “Minnettar olduğun üç şey” için üç ayrı kutu çıkar, her kutuda kısa bir yönlendirme vardır. Her seferinde bir soru ayarını açarsan kutular ekrana teker teker gelir, akşam yorgunluğunda bu daha rahat. İstersen Bugünkü ruh halin için 19 duygu kelimesinden birini seçebilirsin; puan vermek yok, sadece bir kelime. Yazdıkların yalnızca cihazında kalır, hesap açman da gerekmez. Kurmadan önce görmek istersen tarayıcıda deneyebilirsin, içinde bir aylık örnek günlük var.